Sadece klozet kapaklarını kapatmanın, evin bereketini kaçıracak bir önemli bir yaklaşım olduğuna takılı kalarak Feng Shui uygulamaya çalışanlar, öncelikle insanın tarihteki temizlik serüvenine yakınlaşmalıdırlar.
1500’lü yıllarda insanı veba ile tanıştıran, Paris’te, tıp enstitülerinin baş hekimlerine salgının sebebine neden olarak, sıcak suyla yıkanınca açılan cilt gözeneklerinden hastalık kapıldığını ve yıkandıkça vebanın yayıldığını ! söyleten korkunç bakış açıları, bizim insanlık tarihimizde olan şeylerdir. Başka bir yerde değil.
İnsanlara uzun yıllar hem de 19. yüzyıla kadar yıkanmanın sakıncalarını anlatan bilim adamları ile yoluna devam edenler, bugün aramızda değiller. Ancak ne yazık ki, şu an şık banyolar ve musluklardan sürekli akan su ile yaşayan yeni çağın insanları da geçmişlerini unutmuş durumdalar. Bu kez aşırı uçlar için konuşan bilim adamları, aşırı hijyen ürünleri ile yaşıyor olmanın, temel bakterilere karşı bizleri savunmasız bıraktığı için sınırları bilmenin önemine değiniyorlar.
Toprağa yakın yaşamın geçerli olduğu ve apartman dairelerinin olmadığı 1000 yıllar önceki dönemlerde insanın yaşayış biçimine sağlıklı çözümler ve öneriler getiren Feng Shui, banyolar için değil, o zaman elbette tuvaletler için konuşmakta idi. Günümüzün banyo kültürünü içeren, insanlara jakuzilerde kokular içinde günün yorgunluklarını atacakları yer olarak gösterilen bu ıslak mekanlar, artık Feng Shui’nin bu konuda önerilerde bulunduğu zamanki şartlara sahip değil.
Aynı zamanda hamam kültürü ile tarihe adını yazdırmış kültürümüz bugün, Çin ithalatı bir düşünce biçiminin etkisindeymiş gibi gösterildiği için Feng Shui yanlış anlaşılmaktadır. Ve Feng Shui ‘ nin sadece tuvaletlere bu yanlış bakış açısı yüzünden kolayca yargılanmaktadır.
Feng Shui ‘ de insanın eylem alanlarını ve bunların enerji kalitelerini bize anlatan bazı kalıp yaklaşımlar bulunmaktadır.Bu yaklaşımlardan bir tanesi Bagua Gayeleri metodudur.Düzenler ve insanlar bu yaklaşımlar içinde kolayca değerlendirilir ve ne kadar esnenebileceği ortaya çıkar.
Biz uzmanlar, yaşamları ve mekanları hem Bagua Gayeleri ile hem de Çin pusulası ve Flying Star metodu ile kombine olarak değerlendiriyoruz. En önemlisi konu tuvaletler olunca, çağın şartları değişti ve “Eğer evinizde tuvalet varsa” diye sormuyoruz artık. Tuvaletsiz ve banyosuz bir mekan yok. Tüm değerlendirmeler içinde her zaman onlar da var. Banyolarımız Bagua gayeleri ile belirlediğimiz alanlardan birine mutlaka denk gelmektedir.
Kısaca bu alanların isimlerini hatırlayalım; Kuzeyi için Kariyer, Güneybatı için Evlilik ve Ortaklık, Doğu için Aile ve Sağlık, Güneydoğu için Maddi Refah, Kuzeybatı için Yardımcı Enerjiler, Batı için Çocuklar ve Yaratıcılık, Kuzeydoğu için Kişisel Gelişimler ve Güney için Şöhretiniz ‘ dir. Her biri için ayrı enerji aktivasyonu gerçekleşir. Ve banyo her birini ayrı şartlarda etkiler.
Banyonuz, bu başlıklardan en az birinin içinde mutlaka yer alacağı düşünülerek dikkatle hareket edilmeli ve çok şık, çok temiz, içinde bulunulmaktan hoşlanılacak, neredeyse bir oda gibi düzenlenmiş olmalıdır.
Banyo; içinde sadece klozet barındıran bir yer olarak algılanmamalıdır. İnsanın doğal ihtiyaçları sadece klozet ile sınırlı olmadığı gibi, ertesi güne sağlıklı başlamanın çok güzel yöntemlerinden biri olan, rahatlatıcı bir duş veya jakuzi keyfi göz ardı edilmemelidir.
Banyoda ayna kullanmaktan korkulmamalı ve gerektiği gibi bir aynanın kişinin kendini sürekli takip etmesi açısından ne kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Sadece omuz üzerini gösteren aynalar kullanmak, kendinizi her gün baş ve boyundan ibaret olarak algılamanıza destek verecektir. Bu da doğru bir yaklaşım değil elbette.
Banyonuz veya tuvaletiniz, Bagua Gayelerinizden hangisinin içinde yer alırsa alsın, bir felaket gözüyle bakılmaktan vazgeçilmelidir. Eğer keyif alınacak ve hijyenik, aydınlık bir banyo yaratabilirseniz, Feng Shui’nin yanlış aktarılan çok önemli bir bilgisinden zarar görmektense, yarar sağlamış olacaksınız.
Elinize bir pusula alarak, evin merkezinde durun ve banyonuzun hangi yönde olduğuna bakın. Banyonuzun içinde bulunduğu bagua gayesine gore ve sizin banyonuzun dekorasyonu ile evin tümüne olan bakış açınız bir araya getirilerek size faydalı bir Feng Shui danışmanlığı sağlanabilir.
Banyonun ve tuvaletlerin sakıncalı olduğunu düşünen Feng Shui bakış açılarına karşı ufak bir kaç deneme ile karşılık verin. Tuvaletiniz geldiği zamandan en az 2 saat sonra tuvaletinizi kullanmayı deneyin. Uzun sure bekledikten ve kendinizi tuvalete zor attıktan sonra tuvalete bakış açınız değişecektir. Çok çalıştınız, aşırı yorgun ve pissiniz, yıkanmadan ertesi güne kokarak başlayın. Ve banyonuzu biraz özleyin. Bakalım banyonuza ne yenilikler yapmak isteyeceksiniz.
Banyonun mekan olarak evin dışına atılması ve diğer mekanların içinde bulunmaması gerekliliğini söyleyen veya sırf orada bulunduğu için büyük sakıncalar yarattığını düşünen hayali Feng Shui önerilerinden uzak durun.
Tuvalet ve banyolarınıza Feng Shui’nin sakıncalı mekanları olarak bakmaktan vazgeçerseniz, aslında hayatımızda çok büyük bir sembolizme sahip olduğunu fark etmek için kendinize fırsat tanırsınız.
İnsanın hayattan aldığını verdiği, bedenine saygı duymayı öğrendiği ve aynadaki görüntüsü ile çırılçıplak karşılaştığı bu mekan insanın kendisi ile yüzleştiği ilginç bir mekandır. Banyonuza nasıl baktığınız hayata nasıl baktığınız ile doğru orantılıdır. Orayı sadece bir klozetten ibaret görüyorsanız, Feng Shui işte bu aşamada size, nelerin ters gitmekte olduğunu anlatabilecektir.
Tuvaletsiz ve banyosuz ev hayali kurmak, hayata gerçek dışı bir bakış açısının ürünüdür.
Banyonuzu sevin, içinde vakit geçirin, içini süsleyin, aynanızı büyütün, kendinize bakmaktan çekinmeyin, özel ışıklar ile aydınlatılmış çiçekler ve bitkiler koyun, mum kullanın, kokuyu ihmal etmeyin….Kendinize iyi bakın…
Sevgiyle kalın
İçmimar ve Feng Shui uzmanı Funda Ceyhan