Funda Ceyhan

Beni de unutmayın.:)

...................................................................

Kapat

İlk bağımsız Çay Evi, en büyük çay ustası aslen Rikyu adıyla bilinen Sen no Soeki'nin eseridir.Rikyu, 16. yüzyılda Taiko Hideyoşi'nin himayesinde çay törenin gidişatını düzenleyerek sanatı en mükemmel düzeyine kavuşturdu. Çay odasının orantıları ise çok daha önce, 15. yüzyılın ünlü çay ustası Joo tarafından düzenlenmiştir. Başlangıçta Çay Odası sıradan bir salonda paravanlarla ayrılmış bir bölümden ibaretti. Bu yere, bugün hala evin içinde yer alan çay odaları için kullanılan "kakoi" adı verilmişti. Suki-ya ( Çay evi) 5 kişi için tasarlanmış çay odası, servis için gerekli malzemenin yıkanıp hazırlandığı küçük bir oda ( mitsuya), konukların çağrılana kadar bekledikleri bir revam (maşiai) ve revakı çay odasına bağlayan bir patika (roji) dan oluşur. Çay evi öyle mütevazı bir yapıdadır ki, en küçük Japon evlerinden bile daha küçüktür. Tüm bunların, sanatsal, derin bir meditasyonun meyvesi olduğu unutulmamalıdır. ( Okakura Kakuzo/Çay Kitabı)

Top Panel

HOŞ GELDİNİZ ..

 

     Bir kaç satır yazdım sizin için. Feng Shui bahane...

             Hayatınıza dokunmak, kalbinizi ısıtmak, gün ışığında veya bir gece yarısı aranıza sızmak için.

             Biraz şiir, biraz düz yazı, biraz Feng Shui,

              Gönlünüz hangisini tadmak isterse hepsi sizin için..


15 Eylül / Dağlar PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Administrator tarafından yazıldı   
Salı, 15 Eylül 2009 15:42

Bugün 15 Eylül. Tabii yine bana göre..

Yine kısa süreliğine Ardıç’tayım. Eylül’ün ekinoksa koşarak giden yolculuğunda denizde ve yaprakta büyük bir durgunluk var. Dün arabam ile Karaburun dağlarına çıktım. Keçi çanları ile rüzgârın sesini dinlemek için arabayı kenara çektim. 1 Saate yakın bir süre yanımdan geçmeyen arabalar beni büyük bir huzur içinde bıraktı. Rüzgarın kokusunda uzakları, dağların heybetini ve ağırlığını, dikenin hikmetini , yaradılışın içindeki her adımın nasıl dikkatle atıldığını...

bir kez daha gördüm.Karaburun dağları iddialı değildir. Vadilerinde gürül gürül sular akmaz. Fakat onda oluşun büyük bir gizemi saklıdır. Göz alabildiğinde açık ve Ege adalarının görüntüsü ile insana ziyafet çeken bu maki saçlı dağlar, suyu içinde saklar. Ne zaman nereye hediye edeceği belli olmaz. Eğer eteklerinde bir yerlerde ona doğru yükseliyorsanız sizden önce onun aşkı ile yollara düşmüş insanların köyleri çıkar karşınıza. Sessiz sedasız tığlarında hayatı işlerler. Daha da daha yukarı, zirveye doğru yola düşerseniz Yayla köyün buz gibi çeşmesi size bu suyu nereye sakladığını gösterir. Çeşmenin olduğu tepenin sırtında oturan iki nine size el sallar. Bilir hikmeti ziyarete geldiğinizi. Burada ağaç bilgedir, insan bilgedir. Herkes susar. Konuşanlar bilmeyenlerdir. Susanlar hikmetten haberdardır. Bu dağlarda bir bilge yaşar. Ben arada bir ona rastlarım. Onu da kitaba yazdım. Yakında bana neler söylediğini okuyacaksınız.

Ama ziyarete gelir de, bu tepelerde kendinize ait bir şey ararsanız bekliyor sizi Karaburun dağları. Keçiler çanları ile size yol gösterecekler. Yeter ki yola çıkın..

Sadece Funda..

Geridönüş(0)
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
Son Güncelleme ( Perşembe, 24 Eylül 2009 00:54 )
 
Fare ------- Yaban Öküzü ------- Kaplan ------- Ejderha ------- Tavşan/Kedi ------- Yılan ------- At ------- Koyun ------- Maymun ------- Horoz ------- Köpek ------- Domuz

Feng Shui Bilgeliği

İlk bağımsız Çay Evi, en büyük çay ustası aslen Rikyu adıyla bilinen Sen no Soeki'nin eseridir.Rikyu, 16. yüzyılda Taiko Hideyoşi'nin himayesinde çay törenin gidişatını düzenleyerek sanatı en mükemmel düzeyine kavuşturdu. Çay odasının orantıları ise çok daha önce, 15. yüzyılın ünlü çay ustası Joo tarafından düzenlenmiştir. Başlangıçta Çay Odası sıradan bir salonda paravanlarla ayrılmış bir bölümden ibaretti. Bu yere, bugün hala evin içinde yer alan çay odaları için kullanılan "kakoi" adı verilmişti. Suki-ya ( Çay evi) 5 kişi için tasarlanmış çay odası, servis için gerekli malzemenin yıkanıp hazırlandığı küçük bir oda ( mitsuya), konukların çağrılana kadar bekledikleri bir revam (maşiai) ve revakı çay odasına bağlayan bir patika (roji) dan oluşur. Çay evi öyle mütevazı bir yapıdadır ki, en küçük Japon evlerinden bile daha küçüktür. Tüm bunların, sanatsal, derin bir meditasyonun meyvesi olduğu unutulmamalıdır. ( Okakura Kakuzo/Çay Kitabı)