|

Anıların sorgulandığı, bugünlere çağrıldığı, bazen dudak büküldüğü, bazen gülümseyerek kucaklandığı zamanlar vardır. Bayramlar bunu seçen de seçmeyen içinde özel uyarıcı bir zaman dilimidir. Toplumların kolektif bilinci içine yerleşmiş,” Ne olursan ve ne yapmışsan barışmayı seç, dostlukla kucakla, sevenlerin yüzünü güldür, bu kez kendi değil, başkalarının istedikleri için sevgini göster” bilinci direnen yüreklere cesaret verir. Günlük telaşların ardından, bizleri zaten çekili olduğumuz kabuğumuzdan kurtaracak zaman dilimini bayram tatilleri olarak görürüz. Adı üstündedir, tatil olarak seçilmiştir. Bazı hasretlikler bugünleri kavuşmak için kullanırken, bazıları da daha uzaklara gitmek için fırsat yaratırlar. Bu o güne kadar kendinize ve çevrenize ne ektiğinize bağlıdır. Mevlana’nın çok güzel bir sözü bir bayram tebriği olarak elime ulaştı. Hem onu paylaşmak, hem de eski bayramlar gibi keyifli ve gönülden sevgi ve dostlukların çevrinizi sarıp sarmaladığı bir zaman geçirmenizi dilemek istedim. Seçimlerimiz bazen hatalı olabilir, geçmişte çok ve hatta bazen hem çok hem çok büyük hatalar yapmış olabiliriz. Ama kendimizin hem avukatı, hem yargıcı olamayız. Atacağınız her sevgi dolu adım, kendinizi de iyileştirecek, sevdiklerinizi de. Direnmeyin içinizden gelen sese. Yüreğiniz sızlıyorsa, cevabı biliyorsunuz demektir. .....(Lütfen Devamını Oku' ya tıklayınız)
Atacağınız her küçük adım, evrenin size hediyesini getirecek. Eğer akışa uyar ve zamanınızın içine candan bir küçük merhaba sığdırmayı başarırsanız, yaşamınızda çok şey değişecektir. Geçmişi yaşadığınız için bugününüz var. Bugünü o geçmiş ile yarattınız. Bazılarınız bu geçmişe kızgın, bazılarınız anlamıyor ama bazılarınız da tüm bunların ne demek olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Bugünü yaratmanıza neden olan geçmişin fenalıklarını bugünün ışığı yapın, güzellikleri hiç unutmayın. Bugünü başka bir geleceğin geçmişi olarak mutluluk ile hatırlanacak bir bugün olarak yaratmak sizin elinizde. İster bir telefon alın elinize, ister bir bilgisayar, hadi arayın sizi sevenleri ve sevdiklerinizi. Önceliği sizi sevenlere ayırın. Çünkü onlar bunun için daha büyük telaştalar. Yüreklerine su serpin. Onları rahatlatın. Sevginiz ile ve sözleriniz ile okşayın onları. İhtiyaçları var size. Kendinizi yargılamayın. Suçlu olduğunuzu veya hatalı olduğunuzu unutun. Başkalarına da suç göndermeleri yapmayın. Çünkü Tanrı’nın gözünde ne bir suçlu ne bir haklı vardır. Hepimiz onun gözünde eşit ve yolculukta olanız. Zamansız ve işlerlik olarak hatalı gibi görünen seçimler, yine onun yüce gönlü tarafından tedavi edilme şansı ile donatılacaktır. Gözünüzü ve kalbinizi açın. Bu bayram bunun için size bir fırsat olabilir. Sizi uzaklara götüren gemileri yakın. Göreceksiniz ki, yeniden kıyıya geldiğiniz de sizi sevdiklerinizin yanına götürecek yenileri belirmiş olacak. Mucizelere inanın. Hak ediş her zaman yanımızdadır. Ve onun ne zaman olacağını bilen yüce yaratıcının zamanlamasına güvenin. İlk adımı siz atın. O size 10 adım gelsin. Sevgilerimle…. Yolunuz ışık ile dolsun. İyi bayramlar… Sadece Funda …. 19 Eylül 2009 /Mordoğan MEVLANA OĞLUNA DERKİ “Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma! Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma! Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma! Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen, Fena söyleyici! Fena öğretici! Fena düşünceli olma! Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun.. İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir. Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun. İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir. Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi çiçeklenir, gül ve fesleğenlerle dolar. Düşmanları andığın vakit, için dikenler ve yılanlarla dolar, canin sıkılır, içine pejmürdelik gelir.. Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar, içlerindeki karakteri dışarı vurdular. Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu, hepsi gönül hoşluğu ile onların ümmeti ve müridi oldular.”
Mevlana oğluna der ki: Bahaeddin!
Düşmanını sevmek, düşmanının da seni sevmesini istersen, kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur; Çünkü gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır. Allah’ın sevgisini de onun aziz isimleriyle elde etmek mümkündür.
Geridönüş(0)
 |