Funda Ceyhan

Beni de unutmayın.:)

...................................................................

Kapat

İlk bağımsız Çay Evi, en büyük çay ustası aslen Rikyu adıyla bilinen Sen no Soeki'nin eseridir.Rikyu, 16. yüzyılda Taiko Hideyoşi'nin himayesinde çay törenin gidişatını düzenleyerek sanatı en mükemmel düzeyine kavuşturdu. Çay odasının orantıları ise çok daha önce, 15. yüzyılın ünlü çay ustası Joo tarafından düzenlenmiştir. Başlangıçta Çay Odası sıradan bir salonda paravanlarla ayrılmış bir bölümden ibaretti. Bu yere, bugün hala evin içinde yer alan çay odaları için kullanılan "kakoi" adı verilmişti. Suki-ya ( Çay evi) 5 kişi için tasarlanmış çay odası, servis için gerekli malzemenin yıkanıp hazırlandığı küçük bir oda ( mitsuya), konukların çağrılana kadar bekledikleri bir revam (maşiai) ve revakı çay odasına bağlayan bir patika (roji) dan oluşur. Çay evi öyle mütevazı bir yapıdadır ki, en küçük Japon evlerinden bile daha küçüktür. Tüm bunların, sanatsal, derin bir meditasyonun meyvesi olduğu unutulmamalıdır. ( Okakura Kakuzo/Çay Kitabı)

Top Panel

HOŞ GELDİNİZ ..

 

     Bir kaç satır yazdım sizin için. Feng Shui bahane...

             Hayatınıza dokunmak, kalbinizi ısıtmak, gün ışığında veya bir gece yarısı aranıza sızmak için.

             Biraz şiir, biraz düz yazı, biraz Feng Shui,

              Gönlünüz hangisini tadmak isterse hepsi sizin için..


Yavaş Sözler

Sözler yetse keşke, yetişse, koşa koşa gelse vakti gelince söylemek istediklerimiz için...
Sevdiklerimizin listesini çoğaltsa,

 
Ben Yapmadım

Çok uzaklardan geldim senin için,

Önünde dizlerimin üzerinde sana sarılarak iki çift sözü
söylemek için..

 
Hareketsiz durmak

M.Ö 4. yy ' da yaşamış olan Taocu gilozof Cuang Dzi MEDİTASYONUN pratikte uygulanmasını şöyle tarif eder ;

Nam peşinde koşma. Kafanı plan programla doldurma. Nesnelerin işlevini üzerine alma. Bilginin efendisi olma. Uçsuz bucaksız olanı en yüksek derecede şahsen gerçekleştir ve hiçbir işareti olmayan alemde seyahat et. Doğanın verdiklerini hiçbir sübjektif bakış açısı getirmeden eksiksizce kullan. Tek kelimeyle tamamen amaçsız ol.

Mükemmel insanın zihni bir ayna gibidir. Nesnelere ve olaylara verdiği karşılığa göre öne veya arkaya eğilmez. Nesnelere yanıt verir ama kendinde olan hiçbir şeyi gizlemez. Bundan ötürü olaylarla gerçekliklerine zarar vermeden başa çıkar. 

Lav Dzı, MÖ altıncı yüzyülda, meditasyon ve derin düşünceye dair şunu söyler ;

 

Bilenler konuşmuyor

Konuşanlar bilmiyor

Ağzınızı kapayın

Arzuların kapısını örtün

Keskinliği köreltin

Düğümü çözün

Işığı azaltın

Tozlu dünyayla bir bütün olun.

 
Eylül'ün Battaniyeleri..


Eylül'ün tatlı esintileri buralara geldi. Yavaş yavaş akşam serinlikleri kendini hissettiriyor. İnce şallar, yerini biraz daha kalınca hırkalara bıraktı.. Martı'lar iş başına, İstanbul'a geri dönüyorlar. Bu gece takalar açıklarda denizi aydınlatacaklar. Ege denizinde ateş böcekleri göreceğiz... Bugün Marmara, Akdeniz, Ege heryerde ateş böcekleri uçacak denizin üzerinde...

 
Rüyalar

Rüyaları hep sevdim. Bunun için de uyumam gerekti. Baş ağrılarımla da o zamanlar tanıştım. Oradaki ormanları yeniden görmek ya da benimle konuşmaya çalışan meleklerin neler söyleyeceklerini duymak için.

Rüyalar benim hep hayal kitaplığım oldular. Saatlerce uyuyup, dakikalarca rüya gördüm. Uyanmaya direndim ve kalkmaktansa hayal kurmayı tercih ettim.

O günlerden sonunda değişmeyen bir şey kaldı bana….

Burada değiştiremediğim, her adımında bana bir sonrakinin faturasını önceden kesen, her sevginin derin acılarla bağlılıklar oluşturmadığı o diyarların buralardan daha güzel olduğunu gördüm.

Beni nasıl ön yargısızlıkla büyülediklerini , ve bunu yaptıkları için bana asla bedel ödetmediklerini gördüm.

Yeşilin gerçekten yeşil, meleğin gerçekten melek olduğunu, fakirliğin ya da sakatlığın, düşmenin ya da uçmanın mümkün olduğunu gördüm. Sesli harfler olmadan “biz” i gördüm. Bunu yapmada ki çabanın büyüklüğünü gördüm. Dünyanın derinliklerine, akaşanın bile gidemeyeceği mekansızlıklara gittim.

Yargılamadan seven varlıkların kalplerini gördüm. Döndüğümde onları tarif edemedim. Bana kalan hislerimdi. Hayallerimi gözlerim kapalı açık bir zihin ile kursa idim asla görmeyi başaramayacağım dünyaların, midye kabukları ile döşenmiş yollarında ayaklarım acımadan gittiğim davetlerim oldu.

Yunus balıklarına insan eti yedirilecek vahşi davetler için rüyalarım oldu. Bana insanın kötülüğünü anlattılar. Bana bizim midelerimizde dostlarının yaşamları olduğunu anlattılar. Onları özlediklerini söylediler.

Daha çok uyumak ve orada kalmak istedim. Duymak istediğim daha çok şey vardı. Rüyalarım zamana sığmadı. Hep uyanmak zorunda kaldım.

Onlar orada anlatacakları ile kaldılar. Ben beklemedeyim…

Funda Ceyhan

 
9 Kutsal Bahçe

" Gün Ağarmış fahişeler hala sokaklarda
Keşler kıyı bucak yabani gözlerle ışığı arıyor 
Şişko bir kadının basamak çıkmaktan soluğu kesilmiş 
Geçip gidiyor çöp karıştıran kaygılı bir adam 
Soytarılar, herkes güvercinlerin krallığında
Yaz göğü kurşuni bulutlarla kaplamış. 

Tao her yerde, ama bazen vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımız, içinde yaşadığımız kötü çevre ve koşullar ona baskın çıkıyor. Her birimiz insan olarak eşit değerdeyiz, ama duyarlılıklarımız farklı.
" diyor ve devam ediyor Deng Ming-Dao yazısına.

Hayatın merkezi olduğuna inandığınız gerçekleriniz ile beraber 9 bahçemiz var hayatımızda. En bahçesizlerimizin bile. Feng Shui ' nin büyüleyici ve gizemli dünyası her fırsatta bize gizli bahçelerimizi hatırlatır. Ve yaşamımızın bir şiirin mısralarından fırlamışçasına seyir etmekte olduğunu Feng Shui kalbinize sızdığı zaman kolayca görebilirsiniz.

Çok uzaklara gitmeyin. Şu an bu yazıyı okuduğunuz yerin etrafına bir göz gezdirin. Sizin tam olarak bulunduğunuz yerden dünyaya bakmanın ne kadar önemli olduğunu size hatırlatacak pek çok şey göreceksiniz.

Bu gizemli bahçelere sızmak ve kendinizle yüzleşmek yeni masal diyarlarını ziyaret etmek için benim yazılarım yalnızca bir aracı olacak. Tüm gizem o kapıyı açan ellerde, yüreklerde ve o gizli bahçede olacak...

İçmimar ve Feng Shui uzmanı Funda Ceyhan
 
Melekler ile Selam götürün...

Yazar Victor Frankl, toplama kampından kurtulduktan sonra 9 günde yazdığı kitabında Şair Rilke'nin bir sözüne değinmiş." Bitirilecek ne kadar çok acı var".. 17 Ağustos Depremi sonrası, üzerinden günler, aylar, yıllar geçmiş ve yeterince onarılmamış, doyurulmamış sevgilerin açlığı ile özlem dolu 17 Ağustos zedeleri kucaklıyorum... Onlara sarılmaktan başka çarem yok…

Bitirilecek çok acımız var. Yıllar geçtikçe "Onlar için elimizden
geleni yaptık mı ? " sorusuna hala doya doya cevap verebiliyor muyuz ?


HAYIR...

 

Bu acının altından az da olsa hayata başını kaldırmış  .......

 
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 2
Fare ------- Yaban Öküzü ------- Kaplan ------- Ejderha ------- Tavşan/Kedi ------- Yılan ------- At ------- Koyun ------- Maymun ------- Horoz ------- Köpek ------- Domuz

Feng Shui Bilgeliği

Gücün kaynağı senin içinde. Dış etkenler zaman zaman engel olsa da, en doğru hareket içindeki sese kulak vermektedir;içsel güce...Kaynağın özü herkeste gizli olmasına karşın, yine de kullanmayı öğrenebilir insan. Bu gerçekleştiğinde, içimizdeki güç, hızlı salınımlarla bir pınar gibi bedenin merkezine doğru akmaya başlar... Fiziksel anlamda sana güç verir, seni besler. Hünerleri saymakla bitmez. Sana sundukları arasında; hiç kimsenin sırrına ermediği gizil güçlerden tutun da yalın bir içi huzura ulaşmanın yollarına değin bir dizi şey yer alır. Tüm bunlar enerjini nasıl yönlendirmeyi seçtiğine bağlıdır.....(Deng Ming Dao)